Herkese öncelikle merhabalar, uzun zamandır yazılarıma ara vermiştim; fakat kendi kurduğumuz Kenara Notlar isimli sitemizde yeniden yazmaya başlıyorum.
Yazılarıma son dönemlerin gündem olan tartışmalarından biri ile başlayalım. Osmanlı İmparatorluğunda idam edilen Şeyhülislamlar… Osmanlı İmparatorluğu’nda ulema sınıfının (ilmiye) en üst makamı olan şeyhülislamlık, normal şartlarda dokunulmazlığı olan bir makamdı. Osmanlı hukukuna göre bir alimin katledilmesi büyük bir tabu sayılsa da, siyasi çatışmalar ve merkezi otoritenin sarsıldığı dönemlerde bu kural delinmiştir.
Osmanlı tarihinde padişah fermanı ile idam edilen toplam 3 şeyhülislam bulunmaktadır. İşte bu isimler ve trajik sonları:
- Ahîzâde Hüseyin Efendi (1634)
Osmanlı tarihinde idam edilen ilk şeyhülislamdır.
- Dönemi: IV. Murad
- Sebebi: IV. Murad’ın Bursa seyahati sırasında yolsuzlukları nedeniyle bir kadıyı idam ettirmesine tepki göstermesi ve İstanbul’da padişah aleyhine bazı siyasi faaliyetlere karıştığı iddiasıdır.
- Sonu: IV. Murad, kendisinden habersiz iş çevrildiğini duyunca İstanbul’a dönmüş ve Ahîzâde’yi Kıbrıs’a sürgüne gönderdiğini söyleyerek gemiye bindirmiştir. Ancak gemi henüz kıyıdan ayrılmadan, gizli bir emirle sahile yakın bir yerde boğdurulmuş ve kumsala gömülmüştür.
- Hocazâde Mesud Efendi (1656)
Siyasi çekişmelere en çok dahil olan şeyhülislamlardan biridir.
- Dönemi: IV. Mehmed
- Sebebi: Padişahı tahttan indirip yerine Şehzade Süleyman’ı geçirmek için bir darbe planına karıştığı iddiasıyla suçlanmıştır.
- Sonu: Görevden alındıktan sonra Bursa’ya sürülmüş, ancak yolda iken siyaseten katline karar verilmiş ve Bursa yakınlarında idam edilmiştir.
- Seyyid Feyzullah Efendi (1703)
Osmanlı tarihinin belki de en dramatik ve feci sonla biten şeyhülislam idamıdır.
- Dönemi: II. Mustafa
- Sebebi: Padişahın hocası olması nedeniyle devlet işlerine aşırı müdahale etmesi, kendi ailesini (oğullarını ve akrabalarını) en yüksek makamlara getirmesi ve ilmiye sınıfını yozlaştırması büyük bir öfkeye yol açmıştır.
- Sonu: “Edirne Vakası” olarak bilinen büyük bir isyan sonucunda asiler tarafından ele geçirilmiş, işkence edilmiş ve bir beygirin arkasına bağlanarak sürüklenmiştir. Sonrasında öldürülüp cesedi nehre atılmıştır. Bu olay doğrudan padişahın emriyle değil, kontrolden çıkan bir halk ve asker ayaklanmasıyla gerçekleşmiştir ancak padişahın onu koruyamaması da siyasi bir sonuçtur.
Diğer Dikkat Çeken Durumlar - Kaptan-ı Derya ve Vezirler: Birçok devlet adamı idam edilmiştir ancak “Şeyhülislam” unvanını taşıyanların sayısı, makamın kutsiyeti gereği sadece bu 3 isimle sınırlı kalmıştır.
- Milli Mücadele Dönemi: Son dönemde Şeyhülislam Dürrizade Abdullah gibi isimler Ankara hükümeti tarafından “vatan haini” ilan edilse de, fiziksel bir idam Osmanlı devleti nezdinde gerçekleşmemiştir.
Bu şeyhülislamların idam edilme süreçleri, Osmanlı’daki “Siyaseten Katl” (devletin bekası için verilen ölüm cezası) kavramının ulema sınıfına kadar uzandığını gösteren nadir ve sarsıcı örneklerdir.
(Makalemizin devamı bir sonraki yazıda)
Gülay için bir cevap yazın Cevabı iptal et