İlber Hoca’nın Ardından / Tolga AKPINAR

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.’’ Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği bu hakikat tarihin ne kadar önemli bir bilim olduğunu, tarihçiliğin de Türkiye gibi derin tarihe sahip ülkelerde ne kadar kutsal bir meslek sayılması gerektiğini hatırlatıyor. Türkiye’de tarihe dair çarpıtma ve hurafeler anlaşılmaz seviyelerde alıcı bulurken, tarihin hakikatlerini akademik kanıtlarla haykıran alimler kutup yıldızı gibi önümüzü aydınlatıyor.

15 Temmuz 2016’da yaşanan hain darbe girişiminin acılarını daha yeni yeni sarmaya başladığımız günlerdi… 25 Temmuz 2016’da acı bir haber aldık. Tarihçiliğin kutbu, büyük bilim insanı Halil İnalcık aramızdan ayrıldı. Hayatını Türk Tarihine adayan Halil Hoca’nın kaybı aslında altın dönemini yaşayan Türk Tarihçiliği adına sonbaharın gelmesiydi. Halil Hoca sayısız eser bıraktığı gibi, İlber Ortaylı gibi alimlerin yetişmesine de vesile olmuştu. Ne yazık ki büyük bir alimimizi yitirmiştik; fakat en azından tutunabileceğimiz İlber Hocamız vardı. Hocası Halil İnalcık’ın vefatından tam 10 sene sonra ne yazık ki İlber Hocamızı kaybettik. 10 yıl arayla iki büyük hocasını kaybeden Türk Tarihçiliği için üzücü bir süreç; ama en çok da büyük alimini yitiren Türk Milleti için yas zamanı…

İlber Ortaylı neden bu kadar mühim bir isim? Aslında çok basit bir sebebi var. İlber Hoca üstün akademik çalışmalarının yanında kişiliği, nüktedanlığı, konuşma tarzı, Türkiye’de belki de sadece O’na yakışan ‘’saçma şeylere tahammülsüzleşen’’ sürat ifadesi ve özellikle 2010’larda interneti kavuran ‘’cahilsin’’ capsleri derken Türk Tarihini geniş toplumsal kitlelere sevdiren ve okutan insandır. Eskiden MEB’in müfredat dilinin de etkisiyle ‘’sıkıcı ve yorucu bir uğraş’’ gibi görünen tarih İlber Hoca sayesinde ilgi uyandıran, güler yüzlü ve popüler bir bilim haline geldi. İlber Hoca’nın konuk olduğu ve Murat Bardakçı’nın sunduğu Tarihin Arka Odası programında sabaha kadar süren tarih konuşmaları hala izlenme rekorları kırıyor. Günümüzde tarih kitapları en çok satanlarda tepeden inmiyorsa bunda İlber Hoca’nın kişiliği ve toplumda kapladığı yerin önemi her şeyden fazladır. Yine altı özellikle çizilmesi gereken bir husus var; İlber Hoca ve Halil Hoca Türkiye’de yaratılan yapay ‘’Osmanlı – Cumhuriyet’’ kavgasını bitirenlerin başında gelir. Türkiye’de öyle dönemler yaşandı ki Osmanlı’yı savunmak cumhuriyet karşıtlığı, cumhuriyeti sevmekse Osmanlı düşmanlığı gibi iki saçma sapan kutup oluştu. İlber Hoca’nın deyimiyle ‘’Kasaba’’ kafasından çıkan bu garip kutuplara ilk darbeyi Tarihçiliğin Kutbu Halil İnalcık vurdu. Hayatını Osmanlı Tarihine adayan Halil Hoca, Atatürk’ü bizzat görmüş ve o gün hatırlatılınca gözyaşlarını tutamayacak kadar büyük bir Atatürk sevdalısıydı. Öğrencisi İlber Ortaylı da aynı ekolü kararlılıkla sürdürmüş ve toplumumuza ‘’Devlet ebed müddet’’ felsefesini hatırlatarak Osmanlı’nın da Türkiye’nin de aslında bayrağına kadar aynı devlet olduğunu hatırlatmıştır. İlber Hoca’nın ‘’Osmanlı Türklerin İmparatorluğuydu, Türkiye de Türklerin Cumhuriyeti’’ sözünün yarattığı özgüveni hafife alamayız. Türkiye bugün küresel siyasette ‘’Ben de varım!’’ diye gür sesle konuşuyor ve savunma sanayisinden, sosyo kültürel etki alanına gözardı edilemiyorsa; milletimizin cihana hükmeden bir imparatorluğun mirasçısı olduğunu benimsemesinden doğan özgüvenli düşünmenin etkisiyledir.

İlber Hocayı sadece ‘’tarihçi’’ olarak görmek hafif kalır, hoca aynı zamanda büyük bir entelektüeldi. Hayata dair, insanlığa dair, yerel ve küresel politikaya dair hatta ‘’hayat nedir ve nasıl yaşanmalıdır?’’ konularına dair kendine özgü ve önemli fikirleri olan çok yönlü bir isimdi İlber Hoca. Yakın dostu olan gazeteci Fatih Altaylı’nın ifadesiyle “Bilgisinden insanları faydalandırmak için her yere giden” bir insandı.

İlber Hoca’nın cenazesi 16 Mart Pazartesi günü, Halil İnalcık’ın da mezarının bulunduğu Fatih Cami’ne defnedilecek. Türk Tarihinin iki büyük alimi, Osmanlı’nın İmparatorluk safhasının kurucusu Fatih Sultan Mehmet’in yanı başında ebedi uykularını sürdürecekler. Kendileri artık bedenen aramızda olmasalar da yarattıkları tarih bilinci, akademik çalışmaları ve yetiştirdikleri nesiller bu toprakları aydınlatmaya devam edecek. İnsan ömrünü “Hayat kısa. Hayat sizi beklemez, siz de hayatı bekletemezsiniz.” diye özetleyen İlber Hocaya Allah’dan rahmet yakınları ve aziz milletimize tekrar baş sağlığı diliyoruz.

Yorumlar

Yorum bırakın